Remapping Mozart
WIENER MOZARTJAHR 2006
Home
 
Giriş
Konfigurasyon I
Konfigurasyon II
Konfigurasyon III
Konfigurasyon IV
Avusturya'nın Siyah Tarihi
 
Etkinlikler
Kuratör ekibi
Bibliyografi
Yayınlar
Links
Presse
Bize ulașın
Künye
Arama


Şuan 14 misafir çevrimiçi
Login/Out
  
Konfigurasyon II PDF Yazdır E-Posta

Savașa hazır! Kavgaya hazır!
(Saraydan Kız Kaçırma, 2. perde, Nr. 13, Pedrillo´nun Aryası)

 
Stuwerviertel, Molkereistraße 2/ Max-Winter-Platz 17, 1020 Wien
Açılış 3 Mayıs 2006, saat 19
Süre 4 Mayıs - 11 Haziran 2006
Kuratörler Ljubomir Bratić, Nora Sternfeld

 

 
ImageViyana´nın Leopoldstadt bölgesinde bulunan Stuwerviertel, kamu bilincine her șeyden önce güvenlik ve düzen sorunlarıyla yerleșmiștir. Mexikoplatz civarının, bir taraftan sergiler, sanat alanları ve yerel girișimler, diğer taraftan eski ve yeni küçük lokaller ve dükkânlar ile son derece canlı bir iletișim merkezi haline geldiği gerçeği ise pek bilinmiyor. Bu mahallenin göçmen ve Avusturyalı sakinlerinin yașadığı bir bașka gerçek ise, bölgeden hiç ayrılmayan polis arabaları ve geceleri bașlayan, illegalize edilmiș insan avıdır.

Bu bölge 18. yüzyılda bataklıktı. 1776 yılında II. Joseph, Viyana Prateri”ni eğlence parkı olarak halka açarak șehrin gelișimini yönlendirmiș oldu. Tuna nehrinin tanzimi ve çevre alanların kentleștirilmesiyle zaman içinde Stuwerviertel kuruldu.

Mozart dönemi toplumuna eleștirel bir bakıșı günümüzün sorunlarıyla ilișkilendiren ikinci düzenlemenin sahnesi, 18. Yüzyıl’da henüz varolmayan Stuwerviertel. Sanat projeleri, söylemsel toplantılar, kamu alanına müdahaleler ve tarihi bilgi verme amaçlı bir sergiyi kapsayan geniș bir program bütün mahalleye yayılıyor. Düzenlemeler, bașkaldırılar ve dıșlamalar bașlıklı üç tematik hat, anlatılan öykülere kılavuzluk ediyor.

Düzenleme teması, II. Joseph´in Hoșgörü Beratları ve Joseph von Sonnenfels´in “Polis Bilimleri“ taslaklarından yola çıkarak ișleniyor. II. Joseph´in, “aydın mutlakiyet“ anlayıșına uygun olarak aldığı tedbirler, bürokrasinin merkezileștirilmesinden bölgesel ve idarî reformlara, herkes için okula gitme zorunluluğundan, belediye ve bürokrasinin yetkilerinin arttırılmasına kadar uzanır. Bunlar, monarșiyi merkezileștirme çabalarıdır. Bu amaca yönelik olarak öte yandan diğer güç merkezleri (kilise ve aristokrasi) zayıflatılır. Mutlak hakimiyet, hükmedilenler arasında bir tür eșitlik sağlar. Halk, kullanılmasi gerekilen bir “araç“ olarak keșfedilmiștir. Bu düzenlemede, tarihteki güvenlik ve düzen çabaları incelenip günümüzdeki aynı amaçlı çabalarla yüzleștiriliyor. Politika, geçmiște olduğu gibi günümüzde de, kamu alanı sözkonusu olduğunda, suç eylemini hedeflemekten çok halkın düzenine yöneliyor. Politika, medya ve kamu oyunun büyük bir bölümü kentin banliyölerindeki durumu ”güvensizlik sorununun“ had safhaya ulaștığı noktalar olarak sahneledikçe, tehlikeli sınıflar inanıșının yeniden hortlamasına meydan verilerek, bir toplumun içinde saklı olan tüm tehditler, toplumun kıyısındaki karakteristik gruplara mal ediliyor“. (Robert Castel)

II. Joseph döneminin düzen ve aydınlanma anlayıșı ve bitmekte olan 18. Yüzyıl”ın bașkaldırı biçimleri ve toplumsal kavgaları Figaro´nun Düğünü öyküsünden yola çıkarak tartıșılıyor: II. Joseph, Beaumarchais´nin oyununun Emmanuel Schikaneder´in tiyatrosunda Almanca olarak sahnelenmesini yasaklamıș, ancak aynı öykünün Mozart ve Lorenzo Da Ponte tarafından bir İtalyan operasına uygulanması ișine gelmiștir. Anlașılan, hilebaz berberin öyküsünün halkı ayaklandırmaktan ziyade aristokrasiyi uyarması tercih edilmiștir. Viyana´da aydınlanma göstergeleri ve polis bilimleriyle engellenmeye çalıșılan devrimin tohumları, Fransa´da ve San Domingo/Haiti´de yeșermeye bașlamıștı bile... Avusturya sınırlarının dıșına uzanan bir gezintiyle, Mozart döneminde devrim ve bașkaldırı biçimleri dünya genelinde inceleniyor. Devrimci düșüncenin zamanla Tuna Monarșisi’ne sızması sonucu, 18. Yüzyıl’ın 90’lı yıllarında Avusturya´da da devrimci-demokratik çabalar gelișmeye bașladı: Gerek Radikal Jakobenler, gerekse II. Joseph iktidarının son yılında çıkan köylü ayaklanmaları, Fransız Devrimi’nden etkilenmișlerdir.

Image“İktidarı ayakta tutmak, ‘normal’ in tanımlanmasıyla mümkündür, bu da ancak dıșlama yoluyla olur.” (Michael Stolleis). Erken modern devlet de normalleștirme stratejilerini uygulayıp “anormaller”i üreterek, șüpheyi ve șüphelileri yaratmıștır. Düzenlemenin üçüncü teması, Saraydan Kız Kaçırma operasındaki “asil” ve “kötü” ötekinin temsilinden yola çıkarak, aydınlanma ve dıșlamalar arasındaki bağlantılara ıșık tutuyor. Burada konu edilen sadece devletin ürettiği “ötekiler” değil, aynı zamanda bașkaldırının “ölü noktaları”. Böylece Fransız Devrimi’nin marjinalleștirilmiș katılımcıları –örneğin beyaz burjuva ve ișçi kadınlar ve bunların talepleri de aydınlığa çıkarılıyor. Olympe de Gouges´ın Vatandaș olarak kadın hakları beyannamesi ve Jacques Roux´nun “Bir sınıf, ceza görmeden bir diğer sınıfın açlıktan ölmesine göz yumabildiği sürece, özgürlük boș bir hayaldir” dediği Manifest der Enragés bu konuyla ilgili iki örnek. Tartıșmaya açılan bir bașka konu ise, Avrupa orta sınıfının, sömürgeciliğin tarihi bağlamında, kapitalizm ve kölelik temelleri üzerine kurulmuș olması. Bu konfigürasyon, “eșit olmayan” ların nasıl üretildiğine dair “gizli tarih/leri“, devrim mücadelelerinin eșitlik taleplerinde yer almayanları, sözü edilmeyenleri ve söz söyleyemeyenleri konu ediyor.

Bu üç tema, etkinlikler, gösteriler ve sanatsal müdahaleler aracılığıyla, günümüzdeki dıșlama, düzen ve protesto biçimlerine ıșık tutan bir güncelliğe kavușuyor. Düzen arzusu, özellikle Stuwerviertel´de kendini gösteren, çok güçlü bir güdü. Oysa bu tavır, sorunun çözümüne katkıda bulunacağına, sorunun algılanma biçiminde yoğunlașıp bu biçimi belirliyor. Kısaca söylemek gerekirse, illegalize edilenlerin peșine düșüldüğü sürece, onların illegalize edilmesine neden olan yönetmelikler değil, onlar sorun haline getiriliyor. Oysa bu ve benzeri yöntemler, sadece Stuwerviertel´de yașayan insanları değil, bu mahalle ile ilgisi olmayanları da etkiliyor. Temiz ve düzenli bir kent tablosuna yakıșmayan her șey bir rahatsızlık unsuru olarak algılanıyor. Kentte yașayan bazı grupların zorla kamu alanının belirli bölgelerinin dıșına itilmesi, düzeni korumaya yönelik eski bir taktiktir. Tarihe baktığımızda, insanların belirli alanlara katılımını kısıtlayan bir tabloyla karșılașırız: Örneğin Yahudiler, Romanlar, seks ișçileri ya da sözde serseriler. Kamu alanının sahiplenmesiyle ilgili bitmeyen kavga günümüzde de sürüyor.

18. Yüzyıl’da henüz varolmayan Stuwerviertel, yukarıda sözü edilen konuların ve soruların, tarih ve șimdiki zaman arasında keșfedilip tartıșılabileceği bir bölge. Teorisyenler, sanatçılar, Stuwerviertel sakinleri ve yerel kurulușlar tarafından ortak olarak geliștirilen projeler, bütün mahalleye yayılarak kent gezginine hem bugunkü Stuwerviertel´de, hem de 18. Yüzyıl’ın dünyasında turlamak imkânı sunuyor.

 

(c) 2006 by Verborgene Geschichte/n - remapping Mozart. This web site was made by DFKT with Joomla!. Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL license.